|
|
September 06
ertelenen sevdaların bedelini ödemiyor yaşam o zaman şimdi, sımsıkı tutup yüreklerimizi bir kez daha yitirmemek için geleceği suskunluğu bozmanın zamanı gelmedi mi özlemek yetmiyor özlemleri sıraya koymak gerek hikayenin bu yerinde varsayımlar üzerine kurulan gelecekte eğilmeden bükülmeden varabilmek için hedefe kaçakcısı olmadan duyguların yakalaya bilirsek birlikteliği bu gün de bizim yarın da! July 23
konuş suskun şehir, sesin duyulsun. bağır, bağırabildiğin kadar; bu gece.. yalanlar dökülsün, olanlar olsun. kalpte saklı sırlar, firar bu gece.
bilmeyen bilsin doğrularım var, duymayan duysun susmaz çığlıklar, görmeyen görsün yalancı aşklar… -sahibi belli, anlayan anlar!-
kalbim senin, dedi suskun yalancı.. aramaz sormaz, sahtekâr aşık.. açtığı yarayla bitmez bu sancı; sancılar bitse de, kalp hep alışık!..
göründüğü gibi değil, hiçbir resim.. aşk, aşık güvenilir değil. sahte bir bedende, sahte bir isim.. şarkı mı, şiir mi aşka kefil? kefil yoksa aşka; bu son merasim!.. July 10
Koç: Sana kalsa dünyada herkes aptal, bir sen akıllı! Millete öğütler verip ukalâlık taslar, önüne yemek koysan beğenmez. Allah düşmanların başına vermesin...
Boğa: Sen ayrı bir panel konususun. Kafayı iş yapmakla bozmuşsun, sanki dünyayı sen kurtaracaksın! İnatçı mı inatçı, dik kafalı... !
İkizler: Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun ama kendinden çok şey verip karşındakinden az şey bekliyorsun, yani akıllı geçinme! Ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine...
Yengeç: Sen sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan son derece yapmacık birisin. Ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz. Bu arada akıl hastanelerindekilerin %90'ının yengeç burcu olduğu söyleniyor. Haberin olsun!
Aslan: Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et. Millet senle ne dalga geçiyor, haberin yok. Tenkide hiç gelemeyen, kendini beğenmiş zavallı aslan parçası... Sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını duvarı seyrederek geçir bakalım.
Başak: Sen pek aklı başında otoriter biri olduğun için dağınıklığı sevmezsin değil mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Gayet soğuk, ruhsuz tipsin maalesef. Zaten telefon görüşmesi yaparken uyuyakalabilen birinden başka ne beklenir ki?
Terazi: Sen sanatçı ruhlu olduğun için apayrı saçma bir boyutta yaşıyorsun. Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması pek muhtemel değil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi "Kimse beni anlamadı!" diye çıldırırsın, yarım aklın da gider.
Akrep: Sen hele sen! Tuhafların içinde en tuhaf olan! içten pazarlıklı, kıskanç, ahlâk anlayışı sıfırın altında! Çoğu Akrep'in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiğini duymuş muydun?
Yay: Sen herşeyin iyi tarafını gören şen şakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa; yeteneksizliğini ve talihsizliğini başka türlü örtemezsin değil mi? Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat..
Oğlak:Çok duygusalsın Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafına bak bakalım, Oğlak burcundan çıktığın için şanslısın Önlemci ve tedbırlısın
Kova: Sen güya çok atak birisin ya, birşeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun. Ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun, çünkü kafan almıyor. Ne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyor değil mi?
Balık: Maşallah, senin hayal gücün pek gelişmiştir. Devamlı FBI'dan, ClA'den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyeceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle baş başa kal, nasılsa arkadaşlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok. Kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin işte.. July 07

Sagopa Kajmer'in Kötü İnsanları Tanıma Senesi Albümündeki 6. Parça Olan Gölge Haramileri'nin Son Bölümnüdeki Son Dörtlük Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim'in Yazmış Olduğu "Serdar Olur" Şiiridir ..
Yavuz Sultan Selim'in yazmış olduğu mükemmel şiir...
Sanma şahım herkesi sen sadıkane yâr olur Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur Sadıkane belki ol alemde serdar olur Yar olur ağyar olur serdar olur didar olur
bu şiiri mükemmel yapan ne peki??
Yavuz Sultan Selim'in bu şiirinde aşağıda açıklandığı üzere şiir soldan sağa okunduğu gibi sırasıyla birinci mısradan itibaren bölünmüş kelimeleri alt alta getirdiğimizde yine anlam bütünlüğü bozulmadan şiir bütünlük içinde yukardan aşağı da sırasıyla aynen okunmuş olur.Şiir sanatında bu ilk ve tekdir.Şimdi yukardan aşağıya okunur durumuna bakalım.
1.Sanma şahım/herkesi sen/sadıkane/yar olur 2.Herkesi sen/dost mu sandın/belki ol/ağyar olur 3.Sadıkane/belki ol/alemde/serdar olur 4.Yar olur/ağyar olur/serdar olur/dildar olur.
Yukardan aşağıya;
1.Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur 2.Herkesi sen Dost mu sandın Belki ol ağyar olur 3.Sadıkane belki ol alemde serdar olur 4.Yar olur ağyar olur serdar olur dildar olur
soldan sağa 1. mısra yukardan aşağıya 1. sırayı soldan sağa 2. mısra yukardan aşağıya 2. sırayı soldan sağa 3. mısra yukardan aşağıya 3. sırayı soldan sağa 4. mısra yukardan aşağıya 4. sırayı oluşturur ve şiir soldan sağa ve yukradan aşağıya sırasıyla anlam ve sıralama değişmeden okunur.
bu mükemmel şiirin hikayesi ise şöyledir:
Yavuz Sultan bu beyiti Şah İsmail'e yazmıştır. Yavuz sultan selim Han. Bilindiği üzere şarka yani doğuya sefer yapan ilk osmanlı padişahıdır.. Şark'a özellikle Şah ismailin üzerine sefer yapmadan önce tebdili kıyafetle istibarat amaçlı defaaten Şah ismailin topraklarına gittiği tarihciler tarafından söylenir. Trabzon sancaktarı olduğu dönemlerde gezgin bir abdal kılığında yine böyle bir geziye çıkar.. Şah ismail şiire ve satranç oynamaya meraklı biridir.. sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar.. bunu bilen Yavus Sultan Selim Han.. şah ismail'le satranç oynar ve onu yener.. bunu üzerine şah ismail çok öfkelenir.. Yavuz bunu anlar ve onu yücelten şiirler okur..gururu okşanan Şah ismail Yavuz'a bir kese altın verir.. Yavuz Sultan Selim HAN o bir kese altını sarayın bahçesinde bir yere saklar.. Şah ismailin huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur.. Yavuz sultan selim, Şah ismaille savaşmadan önce aralarında şiirlerle atışmalar yaparlar. Ama Şah ismail sarayına kadar gelen ve satrançta kendisini yenen, kendisine methiyeler düzen o abdal dervişin kendisinin karşısında şimdi bir Serdar ve düşman olarak bulunduğunu ve bunu daha önce kendisine şiirle dile getirdiğini anlayamaz.. Yavuz, Şah ismaili yenip sarayını ele geçirince o kese altını ordan çıkarıp sadaka olarak dağıtır.
RAHMETLE ANIYORUZ ...
June 30

“Kendine iyi bak..” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde. "Kendine iyi bak.." çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum. “Kendine iyi bak.."çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum. "Kendine iyi bak.." aramizda geçen her seye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum.
|
|
|
"Kendine iyi bak.." derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak..” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak.." derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. "Kendine iyi bak.." deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. 'Bitti' diyemedikleri için, "Kendine iyi bak.." derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için "Kendine iyi bak.." derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için "Kendine iyi bak.." derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için "Kendine iyi bak.." derler. Vicdanlarini rahatlatmak için "Kendine iyi bak.."derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak.." bir noktadir çogu zaman. "Kendine iyi bak.."deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak.." deme bana. Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsem seni, keske sen de affedebilsen… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yaşasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….
Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de KENDİNE İYİ BAK |
|
|
|
AMA YİNE DE
|
June 22
23 Aralık – 01 Ocak KIRMIZI 25 Haziran – 04 TemmuzKIRMIZI 02 Ocak – 11 Ocak TURUNCU 5 Temmuz – 14 Temmuz TURUNCU 12 Ocak – 24 Ocak SARI 15 Temmuz – 25 Temmuz SARI 25 Ocak - 03 Şubat PEMBE 26 Temmuz – 04 Ağustos PEMBE 4 Şubat – 08 Şubat MAVİ 05 Ağustos – 13 AğustosMAVİ 09 Şubat – 18 Şubat YEŞİL 14 Ağustos – 23 Ağustos YEŞİL 19 Şubat – 31 Şubat KAHVE 24 Ağustos – 02 Eylül KAHVE 01 Mart – 10 Mart TURKUAZ 03 Eylül – 12 Eylül TURKUAZ 11 Mart – 20 Mart BEJ 13 Eylül – 22 Eylül BEJ 21 Mart SİYAH 23 Eylül ZEYTİN YEŞİLİ 22 Mart – 31 Mart MOR 24 Eylül – 03 Ekim MOR 01 Nisan – 10 Nisan LACİVERT 04 Ekim – 13 Ekim LACİVERT 11 Nisan – 20 Nisan GÜMÜŞ 14 Ekim – 23 Ekim GÜMÜŞ 21 Nisan – 30 Nisan BEYAZ 24 Ekim – 11 Kasım BEYAZ 01 Mayıs – 14 Mayıs MAVİ 12 Kasım – 21 Kasım ALTIN 15 Mayıs – 24 Mayıs ALTIN 22 Kasım – 01 Aralık KREM 25 Mayıs – 3 Haziran KREM 02 Aralık – 11 Aralık GRİ 04 Haziran – 13 Haziran GRİ 12 Aralık – 21 Aralık KESTANE 14 Haziran – 23 Haziran KESTANE 22 Aralık NEFTİ 24 Haziran GRİ
KIRMIZI Şirin ve sevgi doludur. Her zaman aşık olmasını sever. Genellikle neşeli ve haraketlidir, ama arada mutsuz oduğu anlar da yok değildir.İnsanlarla iyi ilişkiler kurar, çekingenlik yapmaz.
TURUNCU Sorumluluğu ve uyumlu ilişkiler kurmayı sever. Bir şeye ulaşmak için çok çalışır, rekabetçidir. Arkadaşlık konusunda kimseye güvenmez, ancak doğru insanı bulunca ona sonsuza kadar güvenebilir.
SARI
Abartısız, müşfik, cömert ve tatlı bir tiptir. İnsanlara güvenir, ilişkilerde önder olma ruhuna sahiptir. Asla altta olmayı sevmez. Başkaları için karar vermeye bayılır. Romantik bir aşk arar.
PEMBE
Her zaman yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışır. Diğer insanları korumayı ve anlara yardım etmeyi sever. Ancak zaman zaman olumsuz düşüncelere sahiptir. Masallardaki gibi bir aşk ister
MAVİ
Kendine fazla güvenmeyen, gerektiği zaman cesur olabilen bir yapıya sahiptir. Artistik bir doğası vardır ve aşık olmayı sever. Kalbinin sesini dinlemek yerine mantığını kullanmayı tercih eder.
YEŞİL
Her ortama ayak uydurur, kolaylıkla yeni insanlarla tanışır. Zarif, lüksü seven, kendine güvenen, sağlığına düşkün kararlı , sabırsız ve başkalarını yönlendiren bir tiptir. Hayatının tek ve gerçek aşkını bekler
KAHVE
Haraketli ve sportiftir.Başkalarını kendine yaklaştırmaz, kimseyle kolay kolay yakınlık kurmaz, kuramaz. Ancak buna rağmen çabuk aşık olur. Ateşı de çabuk söner. İdeal olanı bulana kadar da arayışını sürdürür
TURKUAZ
Duyguları aniden ve kolay değişebilir. Genellikle yalnızdır. Seyahat etmeyi sever.Sadık ve iyi bir dinleyicidir, fakat anlatılanlara kolay inanır. Aşkı bulmak ona göre zordur, aşk yüzünden çok kolay incinebilir.
BEJ
Sakindir, ama hemen strese girebilir. İlişkilerinde kıskançtır, küçük şeylerden mızmızlanır. Sezgileri güçlüdür ve çalışkandır, bencilliği hiç sevmez. Ayrıca merhametlidir. Arkadaşları için her türlü fedakarlığı yapar.
SİYAH
Sağlam yaratılışlı, cesur , güçlü , bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu pek yoktur. Bir karar almadan evvel, uzunca bir süre düşünür, ayaklarını yere sağlam basar. Aşkı da farklı yaşamayı sever
MOR
Gizemli, çekici, anlayışlı, insanları etkilemeyi seven asla bencil olmayan bir yapısı vardır. Arkadaşları arasında oldukça popülerdir. Gününün nasıl geçeceği belli olmaz çünkü psikolojik durumu çok çabuk değişir
LACİVERT
Dikkat çakici, zevkli, yaşamayı seven ve hayata bağlı bir tiptir.Genellikle yaptığı işe konsantre olmakta güçlük çeker. Aşkta duygusal, hassas ve tutkulu olabilir. Birisine kızdığı zaman çok zor affeder.
GÜMÜŞ
Hayal gücü yüksektir. Bu yüzden orijinal fikirleriyle ünlüdür. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenen ve yeni deneyimlere açık bir özelliği vardır. Kolay öğrenir. Çapkınlıkları yüzünden aşk hayatı biraz karışıktır.
BEYAZ
Tutkulu ve hırslıdır. Bu yüzden de çabuk kıskanır ve her şeye kolay tepki veremez.Asil bir ruhu vardır, takdir etmeyi de bilir.Bazen kandini diğer insanlardan farklı ve üstün görür
ALTIN
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilir. Neşeli, adil ve dışadönüktür.İnsanları etkilemeye çalışmaz. Çok kolay huzursuzluğa kapılır. İlişkilerinde hassastır, bu yüzden aradığını bulmakta güçlük çeker.
KREM
Yarışma ruhuna sahip ve sportiftir. Kaybetmeyi asla sevmez ve çoğunlukla neşelidir. Güvenilir ve dışa dönüktür. Aşkı dikkatlice seçer , ancak çabuk aşık olmaz. Doğrusunu bulmak için uzun süre beklemeyi tercih eder
GRİ
Çekici, hayat dolu, dost canlısıdır. Hayal gücü fazlasıyla yüksektir. Duygularını asla gizlemez, bazen bencil olur. Başkalarının gününü aydınlatır, doğru sözü doğru yerde söyler.
KESTANE
Zeki, güçlü, bağımsız ve ne yapacağını bilen biridir. Sosyal olmayı sever, ancak başkalarını düşünmeden kendi bildiğini de yapmaktan kaçınmaz. Espriden anlar. Akıllı ve pratik olmasına rağmen tembelliği de sever.
ZEYTİN YEŞİLİ
Sakin ve yumuşak mizaçlıdır.Şiddeti sevmez, kavgadan her zaman uzak durur. Yerine göre davranmasını ve konuşmasını iyi bilir. Hassas, nazik ve neşelidir. Kıskançlıktan hoşlanmaz. Adalet duygusu gelişmiştir.
NEFTİ
Zevklidir , görünüşüne çok önem verir, materyalist de denebilir Hayatı ve kariyeri için çok düzenli çalışır. Ekonomiktir. Gereksiz risklere girmez.Liderlik , ruhunda vardır. Arkadaş edinmekte üstüne yoktur June 19 1. Kendinize meyve hediye edin:Açlığınızı kontrol altında tutabildiğiniz zamanlarda, kendinize gerçek bir hediye olarak taze meyve ya da içecek alın.
2. Bir miktar fındık açlığınızı bastırabilir:Eğer yeme arzunuza yenilirseniz ve bir kutu şekerleme ya da diğer tetikleyici gıdalar alırsanız kendinizi kötü hissedersiniz.Bu tür yiyecekler,kalçalarınız için yağ olarak size dönecektir.
3.Sert kabuklu yemiş yiyin:Günde 2 bardak su için ve bir miktar kabuklu kuru yemişlerden yiyin.20 dakika içinde bunun vücut kimyanızı değiştirerek açlığınızı ve iştahınızı bastıracağı belirtliyor.
4. Şekerleme yerine içecek bir şeyler deneyin.Kafein açlığınızı bastıramaz,fakat kafein iştahınızı bastırıp sizi kaloriden kurtarır.
5. Stresten uzak durun:Stres açlığın en büyük tetikleyicisidir.Stresle başetmenin yolunu öğrenirseniz potansiyel olarak günde yüzlerce kaloriden uzak durursunuz. Derin derin nefes almaya ya da gözünüzde sakin,durgun sahneler canlandırmaya çalışın.
6. Kısa şekerlemeler yapın:Yorgun olduğumuzda,açlığımız da açığa çıkar.İş yerindeyseniz kapınızı kapatıp,gözlerinizi bir süre kapatın ve enerji toplayın.
7. Dişlerinizi fırçalayın,gargara yapın.Temiz ve ferah bir ağıza sahip olduğunuzda bir şeyler yiyerek bunu bozmak istemezsiniz.
8. Kendinizi meşgul edecek bir şeyler yapın.Canınız dondurma isterse,bu açlık değil, nefistir. Nefsin 10 dakika içinde sona erdiği düşünülüyor.Bunun ayrımını yapın ve aklınızı başka tarafa çevirin.Bir arkadaşınızı arayın,müzik dinleyin ya da egzersiz yapın.
9. Sınırlar dahilinde kendinizi biraz şımartabilirsiniz.Gidin ve bir dondurma alın,ancak küçük bir külahta alın,bardakta değil.Küçük çikolatalar,yer fıstığı ya da tuzlu krakerler yiyin.Bunları yedikten sonra yapacağınız 15 dakikalık bir yürüyüş 100 kalori ya da daha fazlasını yakmanızı sağlayacaktır.
10. Pastane ürünleri ya da pizzalardan kaçınmak için rutininizi değiştirin.Karşı konulamaz bir doğum günü pastasıyla karşılaşacağınızı biliyorsanız,başka yiyeceklerinizden kısarak diyetinizde pasta için yeterince kalori ayırın.
Reader's Digest

1993'ten beri, nesli tükenmek üzere olan örümcekleri yakından inceleyen İngiliz bilim adamı Dr. Geoff Oxford "Pasifik kıyısındaki, Havaii ormanlarını gezerken başka örümcekler görebilir miyim diye bir bitkinin yaprağını çevirince 'gülümseyen örümcek'le karşılaştım. Bunu görünce kendimi gülümsemekten alamadım.Çok şaşırdım çünkü bu türde bir şeyle ilk kez karşılaştım" dedi.
Örümceğin sırtında böyle bir desenin gelişmesinin nedenini araştıran bilim adamları, Havaii ormanlarında yaşayan ve Theridion grallator olarak bilinen bu örümcek türünün giderek daha fazla bireyinde bu işareti görmeye başladı. Sırtında böyle bir desenin neden geliştiği konusunda ise çeşitli teoriler üretildi. Ama en fazla üzerinde durulan teori, bu örümceklerin, kendilerini korumak için bir çeşit kamuflaj geliştirdikleri yönünde.
Dr. Oxford "Kuşlar onlarla besleniyor. Ama bir kuş, daha önce hiç görmediği bir işaret ya da bir renk gördüğünde birkaç saniye durup bakar. Bu örümcekler de böylelikle kaçmak için zaman kazanabiliyor. Ancak bu şimdiye kadar ilk kez rastladığımız bir gelişme. " dedi.
Teypte eski bir Cohen şarkısı:
'Yolumu gözleyen bir kadını terk ettim / karşılaştık bir süre sonra /‘Gözlerinin feri sönmüş’ dedi bana: / ‘Aşkım, ne oldu sana? ’/Böyle gerçeği söyleyince / ben de doğru söylemeye çalıştım ona /‘Senin güzelliğine ne olduysa’ dedim, / ‘benim gözlerime de o oldu’.
8 - 10 dizeye sıkışmış hazin bir aşk hikayesi... Buruk; kırılmış oyuncaklar kadar... Ve yenik; 'keşke'li cümleler gibi... Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayatı...
Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, 'keşke', onun güzüne denk gelir. Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç...
Mağlubiyetin takısıdır 'keşke'... Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır.
Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, göz yumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir.
Feri sönmüş bir çift gözde ya da yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekişte...
'Yolunu gözlemeseydim', 'öyle demeseydim', 'terk edip gitmeseydim', 'en güzel yıllarımı vermeseydim' diye diye sızlanır gider.
'Keşke'nin panzehiri 'iyi ki'dir. İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir.
'Keşke', çoğunlukla bir 'ahh ile kopup gelir ciğerden... esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden...
'İyi ki' ise, muzaffer bir 'ohh ile büyür; cüretiyle övünür.
'Keşke'li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, 'iyi ki'lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar.
Okulu hiç kırmamışsınızdır, sinemada öpüşmemişsinizdir; dokundurtmamışsınızdır kendinize, bir kez olsun gemileri yakmamışsınızdır.
Konuşmanız gerektiğinde susmuş, koşacağınız zaman durmuş, sarılacağınız yerde kopmuşsunuzdur.
Bir insana, bir işe, bir davaya ömrünüzü adamışsınızdır. O insanın, o işin, o davanın, bunu hak etmediğini sezmenin hayal kırıklığındadır 'keşke'...
'Şimdiki aklım olsaydı' dövünmesindedir. Geriye dönüp baktığınızda, ayıplara, yasaklara, korkulara, tabulara feda edilmiş, 'Ne derler'e kurban verilmiş, son kullanma tarihi geçmiş bir yığın haz, bilinçaltından el sallar.
'Keşke'cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır.
'İyi ki' öyle mi ya! ...
Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır.
'İyi ki'lerinizi toplayın bugün ve 'keşke'lerinizden çıkartın. Fazlaysa kardasınız demektir.
Aldırmayın yüreğinizdeki kramplara, mahzun hatıralara... Rüzgarlarla koştunuz ya...
'Keşke'leriniz, 'iyi ki'lerden çoksa... Telafi için elinizi çabuk tutun. Tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz 'keşke' diye nemlenmesin...
Can Dündar
|
|
|
|